Dönem: 23                                                                           Yasama Yılı: 2

TBMM                                                          (S. Sayısı: 109)

 

 

Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü ile Tahsili Hakkında Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/515)

 

                             T.C.

                      Başbakanlık

              Kanunlar ve Kararlar                                                                        7/2/2008

                  Genel Müdürlüğü                                                                                  

  Sayı: B.02.0.KKG.0.10/101-1499/615

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Maliye Bakanlığınca hazırlanan ve Başkanlığınıza arzı Bakanlar Kurulunca 12/12/2007 tarihinde kararlaştırılan “Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü ile Tahsili Hakkında Kanun Tasarısı” ile gerekçesi ilişikte gönderilmiştir.

Gereğini arz ederim.

                                                                                                       Recep Tayyip Erdoğan

                                                                                                                 Başbakan

GENEL GEREKÇE

Bilindiği gibi, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun uzlaşmaya ilişkin Ek 1 inci maddesinde; mükellef tarafından, ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergilerle bunlara ilişkin vergi ziyaı cezalarının (Kanunun 344 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca vergi ziyaı cezası kesilen tarhiyata ilişkin vergi ve ceza hariç) tahakkuk edecek miktarları konusunda vergi ziyaına sebebiyet verilmesinin kanun hükümlerine yeterince nüfuz edememekten ya da 369 uncu maddede yazılı yanılmadan kaynaklandığının veya aynı Kanunun 116, 117 ve 118 inci maddelerinde yazılı vergi hataları ile bunun dışında her türlü maddi hata bulunduğunun veya yargı kararları ile idarenin ihtilaf konusu olayda görüş farklılığının olduğunun ileri sürülmesi durumunda, idarenin bu bölümde yer alan hükümler çerçevesinde mükelleflerle uzlaşabileceği hüküm altına alınmıştır.

Anılan madde hükmüne göre, uzlaşma talebi vergi ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde yapılmakta, uzlaşmanın vaki olmaması veya temin edilememesi halinde yeniden uzlaşma talebinde bulunulamamaktadır. Uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağa idarenin nihai teklifi yazılmakta, mükellef dava açma süresinin sonuna kadar teklif edilen vergi ve cezayı kabul ettiğini yazılı olarak bildirirse bu takdirde uzlaşma sağlanmış sayılmaktadır.

Kanunun Ek 6 ncı maddesine göre, mükellef veya adına ceza kesilen; üzerinde uzlaşılan ve tutanakla tespit olunan hususlar hakkında dava açamaz ve hiçbir mercie şikayette bulunamaz.

213 sayılı Kanunun Ek 11 inci maddesinde de tarhiyat öncesi uzlaşma müessesesi düzenlenmiş ve vergi incelemesine dayanılarak tarh edilecek vergilerle kesilecek cezalarda (aynı Kanunun 344 üncü maddenin üçüncü fıkrası uyarınca vergi ziyaı cezası kesilecek tarhiyata ilişkin vergi ve ceza hariç) tarhiyat öncesi  uzlaşmaya varılması halinde, tutanakla tespit edilen bu husus hakkında dava açılamayacağı ve hiçbir mercie şikâyette bulunulamayacağı, tarhiyat öncesi uzlaşmanın temin edilememiş veya uzlaşma müzakeresinde uzlaşmaya varılamamış olması halinde ise mükellefler veya ceza muhatabı olanların verginin tarhından ve cezanın kesilmesinden sonra uzlaşma talep edemeyecekleri hükümlerine yer verilmiştir.

213 sayılı Kanun hükümlerine göre ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergi, resim, harç, fon payları ve bunlara ilişkin vergi cezaları ile ilgili olarak mükelleflerin uzlaşma veya tarhiyat öncesi uzlaşma hükümlerinden yararlanmayıp dava yolunu tercih etmeleri de mümkündür.

Hazırlanan tasarıyla, ihtilaflı alacakların bir an önce Hazineye intikalini sağlamak ve yargı mercilerinin iş yükünü hafifletmek amacıyla, mükelleflere ihtilaflı alacaklar için bir kez daha 213 sayılı Kanunun uzlaşma hükümlerinden yararlanma fırsatı verilmesi ve uzlaşma yolu ile alacakların tasfiye edilmesi önerilmektedir.

İhtilafın kesinleşmiş olması halinde ise yapılan düzenlemeden yararlanılma imkanı verilmemekte, hem mükellef hem de idarenin kanun yolu tüketilmek suretiyle kesinleşmiş yargı kararı üzerine oluşan duruma göre yükümlülüğünü yerine getirmesi gereği korunmaktadır.

Diğer taraftan, 1/7/2007 tarihinden önce ilgilisine tebliğ edildiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olan ecrimisil alacaklarının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ikinci ayın sonuna kadar ilgilisinin yazılı başvurusu üzerine, takdiri yapan komisyonlarca yeniden tespit edilerek tespit edilen bu bedelin kabulü, varsa ecrimisil veya takip işlemlerine karşı açılmış davalardan vazgeçilmesi koşuluyla yeniden yapılandırılması ve tahsilatının hızlandırılması amaçlanmaktadır.

Ayrıca, mülga 4389 sayılı Bankalar Kanununa eklenen geçici 4 üncü maddenin (13) numaralı fıkra hükmünün uygulanması ile ilgili olarak bankalar tarafından açılan davalar, gerek yargı gerek vergi idaresi gerekse mükellefler nezdinde gereksiz iş yükü oluşturmaktadır.

Tasarıda yapılan düzenleme ile mükellefle idare arasında doğan bu ihtilafları mükellefle ortak bir noktada uzlaşılarak kamu vicdanı zedelenmeksizin sona erdirmek, kamu alacağını garanti altına almak ve yargı organları ile gelir idaresini yığılmış dosyalardan kurtarmak amaçlanmaktadır.

Öte yandan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile 3717 sayılı Adli Personel ile Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 Sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanunlarda yer alan ücret ve ücret sayılan ödemelerin vergilendirilmesine ilişkin bazı düzenlemeler yapılarak bu konularda meydana gelen ihtilafların sona erdirilmesi hedeflenmektedir.

Ayrıca Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasına 5228 sayılı Kanun ile eklenen (e) bendi uyarınca kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, kanunlarla kendilerine verilen görev  gereği ve kuruluş amaçlarına uygun ruhsat, izin, onay ve benzeri hizmetleri ile bu hizmetlerle ilgili olarak kullanılacak basılı kağıtların bu kuruluşlar tarafından tesliminin istisna edilen işlemler kapsamına alınması nedeniyle bu işlemler ile ilgili olarak 31/7/2004 tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak yapılan tarhiyatlardan vazgeçileceği ve tahakkuk eden tutarların terkin edileceği hükmü önerilmektedir.

 

MADDE GEREKÇELERİ

Madde 1- Hazırlanan madde ile, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ikmalen, resen, idarece tarh edilen vergi, resim, harçlar, fon payı ve bunlara bağlı vergi cezalarından, maddenin yürürlüğe girildiği tarih itibarıyla; vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştay nezdinde dava açma süresi geçmemiş veya ihtilaflı bulunanlar için, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ayın sonuna kadar aynı Kanunun uzlaşmaya ilişkin hükümlerine göre uzlaşma talep edilmesi ve uzlaşma sonucu tahakkuk eden vergi, resim, harçlar, fon payları ile bunlara bağlı vergi cezalarının ve bu madde kapsamında yapılan uzlaşma tarihine kadar hesaplanacak gecikme faizlerinin, ilk taksit uzlaş-ma tutanağının düzenlendiği ayı takip eden aydan başlamak ve 18 ayda 18 eşit taksitte tamamen ödenmesi şartıyla uzlaşmaya konu tutardan kalan alacakların tahsilinden vazgeçilmesi öngörülmektedir.

Madde kapsamına 213  sayılı Kanunda yer alan uzlaşma müessesesinin kapsam dışı bıraktığı 344 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca vergi ziyaı cezası kesilen tarhiyata ilişkin vergi ve cezalar ile usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları da alınmaktadır.

Böylece, yargı mercileri nezdinde ihtilaflı olan alacakların bir an önce Hazineye intikali ve ihtilaflı dosyaların tasfiye edilerek yargı mercilerinin iş yükünün hafifletilmesi amaçlanmaktadır.

Madde kapsamına maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde bu tarihten önce verilmesi gereken beyannamelere ilişkin tarhiyatlar girmektedir. Mükelleflerin madde hükmünden yararlanabilmeleri için tarh edilen vergi, resim, harçlar ve fon payları ile kesilen cezalara karşı dava açmamaları, açılmış davalardan uzlaşma tutanağını imzaladıkları tarihte vazgeçmeleri şartı getirilmektedir.

İhtilafa ilişkin nihai kararın kesinleşmiş olması halinde madde hükmünden yararlanılamayacağı belirtilerek maddenin yürürlük tarihinden önce kesin olarak sonuçlanmış ihtilaflara ilişkin alacakların yeniden uzlaşma yolu ile ödenmesinin mümkün olmayacağı ifade edilmektedir.

Madde hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve açtıkları davalardan vazgeçen mükelleflerin, ihtilafları ile ilgili olarak daha önce verilmiş ve kanun yolu tüketilmemiş kararlar uyarınca, taraflara tebliğ edilip edilmediğine bakılmaksızın, işlem yapılmayacağı belirtilerek ileride madde hükmüne göre ödeme yapmayan mükelleflerce yeniden ihtilaf yaratılmasının önüne geçilmektedir.

Madde kapsamında uzlaşma sağlanan alacakların maddede öngörülen sürede tamamen ödenmemesi halinde, ilk tarhiyata ilişkin ihbarnamenin tebliğ tarihini takip eden otuzuncu gün itibarıyla tahakkuk eden tutarlar ve bunlara ilişkin gecikme faizi ve gecikme zamlarının 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre ödeme emri tebliğine gerek kalmaksızın aynı Kanun hükümlerine göre cebren takip ve tahsil edileceği belirtilerek madde ile sağlanan imkandan yararlanmak için öngörülen şartları yerine getirmeyen mükellefler hakkında ne şekilde işlem yapılacağı açıklığa kavuşturulmaktadır.

Maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla uzlaşma veya tarhiyat öncesi uzlaşma talebinde bulunulmuş, henüz uzlaşma günü verilmemiş veya uzlaşma günü gelmemiş ya da uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağa yazılan nihai teklifin kabulü için henüz süre geçmemiş alacaklara ilişkin uzlaşma talepleri ile ilgili olarak mükelleflere madde hükmünden yararlanmak ya da 213 sayılı Kanun hükümlerine göre uzlaşmanın sonuçlandırılmasını talep etmek konusunda tercih verilmek suretiyle uygulamada karşılaşılabilecek bu durumlara da açıklık getirilmektedir.

Ayrıca, taksit ödeme süresince uzlaşılan tutarlara gecikme zammı uygulanmayacağı belirtilmekte, taksitlerin süresinde ödenmemesinin müeyyidesi ise gecikme zammından daha ağır bir oranda belirlenmek suretiyle taksitlerin zamanında ve tam ödenmesi teşvik edilmektedir.

Maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirleme ve maddeden yararlanmak için başvuru süresini bir aya kadar uzatma yetkisi Maliye Bakanına verilmektedir.

Madde 2- 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75 inci maddesi uyarınca Hazinenin özel mülkiyetinde ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazların işgali halinde, işgalciler hakkında ecrimisil takip ve tahsilatı yapılmaktadır.

Vadesinde ödenmeyen ecrimisil alacakları 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre takip ve tahsil edilmek üzere vergi dairelerine intikal ettirilmektedir.

Madde ile;

- 1/7 /2007 tarihinden önce ilgilisine tebliğ edildiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olan ecrimisil alacaklarının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ikinci ayın sonuna kadar ilgilisinin yazılı başvurusu üzerine, takdiri yapan komisyonlarca yeniden tespit edilerek tespit edilen bu bedelin kabulü, varsa ecrimisil veya takip işlemlerine karşı açılmış davalardan vazgeçilmesi koşuluyla yeniden yapılandırılması ve tahsilatının hızlandırılması,

- Uzlaşılan bedelin, talep edilmesi halinde, her hangi bir zam veya faiz uygulanmaksızın taksitle ödenebilmesi,

- Madde kapsamına giren alacakların maddenin yürürlük tarihinden önce kısmen ödenmiş olması halinde ödenmemiş tutar için madde hükmünden yararlanılması ancak daha önce tahsil edilmiş olan tutarların iade edilmemesi,

- Hazinenin özel mülkiyetinde olan veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlardan 31/12/2007 tarihinden önce işgalli olanların; kullanıcılarına pazarlık usulüyle kiraya verilebilmesi,

Konularında düzenleme yapılması amaçlanmaktadır.

Madde 3- Mülga 4389 Sayılı Bankalar Kanununa 4743 sayılı Kanunla eklenen geçici 4 üncü maddenin (13) numaralı fıkrasında yer alan hüküm nedeniyle bankaların 2001 yılı bilançolarının enflasyon düzeltmesine tabi tutulmasından kaynaklanan zararların kurum kazancının tespitinde mali zarar olarak dikkate alınması yönündeki taleplerinin Maliye Bakanlığınca uygun görülmemesi üzerine konu hakkında yargı mercilerinde yaratılan ihtilaflar sonucunda yargı organlarınca farklı gerekçelerle idare lehine ve aleyhine kararlar verilmektedir.

Madde ile bankalar tarafından yargı mercileri nezdinde yaratılmış bu ihtilafların; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde davadan feragat edilerek, kurumlar vergisi yönünden bağlı bulunduğu vergi dairesine bir yazı ile bildirilmek suretiyle aşağıdaki şartlar dahilinde idarece sürdürülmemesi ve mükellefle uzlaşılması amaçlanmaktadır.

Bu uzlaşmanın temin edilebilmesi için, bankalarca ihtilaf konusu yapılan zararların % 65'ini 2001 yılına ait kurum kazancının tespitinde geçmiş yıl zararı olarak dikkate alınması ve izleyen yıllara ait kurumlar vergisi matrahının da bu şekilde bulunan zarar tutarı esas alınarak düzeltilmesi öngörülmektedir. Bu şartlar dahilinde ilgili yıllara ait kurumlar vergisi matrahlarının Vergi Usul Kanununun düzeltme hükümlerine göre zamanaşımı hükümleri dikkate alınmaksızın düzeltilmesi sağlanmaktadır.

Bu çerçevede yapılan düzeltme sonucu, bankalara red ve iade edilmesi gereken bir tutar bulunması halinde bu tutarın mükellefin bağlı bulundukları vergi dairelerine olan doğmuş ve doğacak vergi borçlarına mahsup edilmek suretiyle iade edilmesine imkan tanınmaktadır. Şayet, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bu konuda verilmiş yargı kararları gereğince red ve iade edilen bir tutar bulunması halinde bu tutarın mahsuben iade edilecek tutardan düşülmesi gerektiği, red ve iade edilecek tutarlar için ayrıca faiz hesaplanmayacağı belirtilmektedir.

Yapılan düzeltme sonucu, red ve iadesi gereken tutardan daha fazla bir tutarın yargı kararları gereğince iade edilmiş olması halinde ise aradaki fark, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ayın sonuna kadar bankalarca red ve iadeyi yapan vergi dairesine bir yazı ile bildirilecektir. Yapılan bu bildirim üzerine iadenin yapıldığı vergilendirme döneminin kurumlar vergisi olarak tarh ve tahakkuk ettirilen vergiler aynı sürede ödenmesi ve tahakkuk eden bu vergi tutarları için gecikme faizi ve vergi cezası uygulanmaması sağlanmaktadır. Tahakkuk eden vergilerin belirlenen sürede ödenmemesi halinde ise 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip edilmesi öngörülmektedir.

Ayrıca, madde hükmünden yararlanmak üzere yaratılan ihtilaflardan vazgeçerek başvuruda bulunan bankalarca bu konuda yeniden ihtilaf yaratılmasının engellenmesi amaçlanmaktadır.

Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları tespit etme hususunda Maliye Bakanına yetki tanınmaktadır.

Madde 4- 18/5/2004 tarihli ve 5172 sayılı Kanunun 2 nci maddesi ile 15/5/2004 tarihinden geçerli olmak üzere 3717 sayılı Adli Personel ile Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 Sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanuna 2 nci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 2/A maddesi uyarınca ödenen fazla çalışma ücretleri, gelir vergisi tevkifatına tabi tutulmuştur.

15/7/2006 tarihinden geçerli olmak üzere 29/6/2006 tarihli ve 5536 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle 3717 sayılı Kanunun 2/A maddesine eklenen bir cümle ile yapılacak fazla çalışma ücreti ödemelerinin damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmayacağı yönünde düzenleme getirilmiş olup, 15/5/2004-15/7/2006 tarihleri arasında yapılan ödemeler ise bu düzenlemenin dışında kalmıştır.

Yapılan bu düzenleme ile 15/5/2004-15/7/2006 tarihleri arasında 3717 sayılı Kanunun 2/A maddesi uyarınca yapılan fazla çalışma ücreti ödemeleri de, vergide eşitlik ilkesinin temini amacıyla damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaması sağlanmaktadır.

Ayrıca, Maliye Bakanlığına red ve iade işlemlerinin usul ve esasını belirleme yetkisi verilmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasına 5228 sayılı Kanun ile eklenen (e) bendi uyarınca istisna edilen işlemlerle ilgili olarak 31/7/2004 tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak yapılan tarhiyatlardan vazgeçileceği ve tahakkuk eden tutarların terkin edileceği hükmü getirilmiştir. Yapılan bu düzenleme ile Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasına eklenen (e) bendinin yürürlüğünden önce tesis edilmiş olan tarhiyatlardan vazgeçilecek, tahakkuk eden tutarlar terkin edilecektir. Tahakkuk ettirilerek tahsil edilenlerde ise herhangi bir düzeltme işleminin yapılmayacağı tabiidir.

Madde 5- Yürürlük maddesidir.

Madde 6- Yürütme maddesidir.

Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu

         Türkiye Büyük Millet Meclisi

           Plan ve Bütçe Komisyonu

                   Esas No.: 1/515                                                                    13/02/2008

                     Karar No.: 9

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Maliye Bakanlığınca hazırlanarak, Bakanlar Kurulunca 07/02/2007 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan ve Başkanlıkça aynı tarihte Komisyonumuza havale edilen 1/515 esas numaralı “Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü ile Tahsili Hakkında Kanun Tasarısı” Komisyonumuzun 12/02/2008 tarihinde yaptığı 27 nci Birleşiminde; Hükümeti temsilen Maliye Bakanı Kemal UNAKITAN ile Maliye Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı ve Hazine Müsteşarlığı temsilcilerinin katılımlarıyla incelenip, görüşülmüştür.

Bilindiği gibi; uzlaşma, mükelleflerin adlarına yapılan tarhiyatı yargıya intikal ettirmeden önce, tahakkuk edecek vergi ve ceza hususunda vergi idaresi ile anlaşmak için başvurulabileceği idari bir çözüm yoludur. Kamu alacağının kısa sürede tahsilini sağlayan uzlaşma yolu, 213 sayılı Vergi Usul Kanununda düzenlenmiştir. Uzlaşma, yapılmış olan bir vergi incelemesi ya da takdir sonucunda ya da idarece tarhiyat usulü ile hesaplanan vergi ve cezaların, dava yoluna gidilmeden önce idare nezdinde görüşülerek verginin tahakkuk ettirilmesine imkân veren bir müessesedir. Uzlaşma müessesesi mükellefin veya adına ceza kesilenin, dava yoluna gitmeden önce kullanabileceği bir imkândır. 213 sayılı Kanun hükümlerine göre ikmalen, re’sen ve idarece yapılmış tarhiyatlarla ilgili olarak mükelleflerin uzlaşma müessesesinden yararlanmayarak yargı mercilerinde dava açmaları da mümkündür. Uzlaşma yoluyla çözümlenemeyerek  davaya konu olmuş birçok ihtilaf söz konusudur. Bu durum, yargı organlarının iş yükünü artırarak kamu alacağının geç tahsil edilmesine ya da hiç tahsil edilememesine yol açmaktadır. Yargıya intikal etmiş olmakla birlikte henüz karara bağlanmamış ve kesinleşmemiş vergi ve cezalarıyla ilgili ihtilafların uzlaşma yoluyla çözümü için ikinci bir fırsat tanınmasına yönelik düzenleme yapılması, hem yargı organlarının iş yükünü azaltacak hem de ihtilaflı alacakların bir an önce Hazineye intikalini sağlayacaktır.

Diğer yandan, 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75 inci maddesi gereğince, devletin özel mülkiyetinde veya devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların gerçek ve tüzel kişilerce işgali durumunda fuzuli işgalden ecrimisil tahsil edilmektedir. Ancak, son yıllarda ilgilisine tebliğ edildiği halde ödenmemiş olan ecrimisil alacaklarından dolayı birçok ihtilaf ortaya çıkmıştır.  Önemli miktarlara ulaşan ecrimisil alacaklarının yeniden yapılandırılarak tahsilatının hızlandırılmasına yönelik düzenleme yapılması vatandaş Devlet arasındaki ihtilafların uzlaşmayla sonuçlandırılmasını sağlayacaktır.

Ayrıca, mülga 4389 sayılı Bankalar Kanununun geçici 4 üncü maddesinin 13 numaralı fıkrası uyarınca kanuni ve ihtiyari yedek akçeler ile sermayenin azaltılmasına konu edilen zararların kurumlar vergisi matrahından ne kadarının indirileceğine yönelik bankalar tarafından yaratılmış ihtilafların sona erdirilmesine; Adalet Bakanlığı personeline 2004-2006 yıllarında ödenen fazla çalışma ücretlerinin gelir vergisinden istisna edilmesi ve bu yıllarda tahsil edilen vergilerin iadesi önerilerek bu konuda açılan çok sayıda davanın sonuçlandırılmasına ve Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, kanunlarla kendilerine verilen görev gereği ve kuruluş amaçlarına uygun ruhsat, izin, onay ve benzeri hizmetleri ile bu hizmetlerle ilgili olarak kullanılacak basılı kağıtların, bu kuruluşlar tarafından tesliminin 2004 yılında istisna edilen işlemler kapsamına alınması nedeniyle bu işlemler ile ilgili olarak 31/7/2004 tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak yapılan tarhiyatlardan vazgeçilmesine ve tahakkuk eden tutarların ise terkin edilmesine yönelik düzenleme yapılması gereği hasıl olmuştur.

1/515 esas numaralı Tasarı ve gerekçesi incelendiğinde;

- İhtilaflı alacakların bir an önce Hazineye intikalinin sağlanması ve yargı mercilerinin iş yükünün hafifletilmesi amacıyla, dava açmamış veya açmış ve henüz kesinleşmemiş davadan vazgeçmiş mükelleflere, 18 ay taksitle ödenmek şartıyla ihtilaflı alacaklar için bir kez daha, 213 sayılı Kanunun uzlaşma hükümlerinden yararlanma fırsatının verilmesine ve uzlaşma yolu ile alacakların tasfiye edilmesine,

- 213 sayılı Kanundaki uzlaşma müessesesinden farklı olarak uzlaşma sağlanan alacakların 18 ayda ve 18 eşit taksit halinde ödenmesinin zorunlu tutulmasına ve bu nedenle ödenmesinde gecikme meydana gelen taksitler için, 18 aylık süre içinde olmak kaydıyla geciken taksitinin % 5 fazlası ile ödenebilmesi imkânının verilmesine,

- Ödenmemiş olan ecrimisil alacaklarının, yükümlünün 2 ay içerisinde başvurusu üzerine, açılmış davalardan vazgeçilmesi ve 18 ay içerisinde ödenmesi şartıyla takdiri yapan komisyonlarca yeniden yapılandırılmasına,

- 31/12/2007 tarihinden önce işgal edilmiş olan Hazinenin özel mülkiyetinde olan veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazların, işgallerine son verilmesi amacıyla pazarlık usulüyle kullanıcılara kiraya verilebilmesine,

- Mülga 4389 sayılı Bankalar Kanununun geçici 4 üncü maddesinin 13 numaralı fıkrası uyarınca kanuni ve ihtiyari yedek akçeler ile sermayenin azaltılmasına konu edilen zararların kurumlar vergisi matrahından indirimiyle ilgili olarak açılmış bulunan bütün davalardan feragat edilmesi şartıyla bankalara, bu zararlarının % 65’ini 2001 yılına ait kurum kazancının tespitinde geçmiş yıl zararı olarak dikkate alınması ve izleyen yıllara ait kurumlar vergisi matrahının bu şekilde bulunan zarar tutarı esas alınarak düzeltilmesi imkânının sağlanmasına,

- 2004-2006 yıllarında Adalet Bakanlığı personeline ödenen fazla çalışma ücretlerinden gelir vergisi kesilmesi konusunda yargıya intikal etmiş bulunan anlaşmazlıkların çözümlenmesi amacıyla söz konusu ücretlerin gelir vergisinden istisna edilmesine ve bu yıllarda tahsil edilen vergilerin iadesinin sağlanmasına,

- 2004 yılında kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, kanunlarla kendilerine verilen görev gereği ve kuruluş amaçlarına uygun ruhsat, izin, onay ve benzeri hizmetleri ile bu hizmetlerle ilgili olarak kullanılacak basılı kağıtları tesliminde Katma Değer Vergisinin kaldırılması nedeniyle, bu işlemler ile ilgili olarak 31/7/2004 tarihinden önce yapılan tarhiyatlardan vazgeçilmesine ve tahakkuk eden tutarların terkin edilmesine,

Yönelik düzenlemelerin yapıldığı anlaşılmaktadır.

Komisyonumuzda Tasarının tümü üzerinde yapılan görüşmelerde;

- Tarhiyat öncesinde ve sonrasında uzlaşma yoluna başvurma imkânı tanınmış olmasına rağmen bu imkandan yararlanmayarak yargı yoluna başvuran mükelleflere üçüncü bir fırsat tanınmasının vergisini zamanında ödeyen mükellefler açısından vergi ödeme performansının olumsuz etkilenmesine yol açabileceği,

- Borçlara af getiren düzenlemelerin; vergi cezalarının yaptırım gücünü azaltarak vatandaşın vergi ödeme alışkanlığını olumsuz etkilediği,

- 2003 yılında gerçekleştirilen vergi barışı adı altında yapılan vergi ve benzeri kamu alacaklarının yeniden yapılandırılmasına yönelik düzenlemenin temel nedeninin 2001 yılında yaşanan ekonomik kriz olduğu, son yıllarda böyle bir ekonomik kriz yaşanmamış olmasına rağmen vatandaşın devlete olan borçlarının yeniden yapılandırılmasına yönelik düzenleme ile ilgili açıklayıcı bilgi verilmesinin yararlı olacağı,

- Tasarının 1 inci maddesinde henüz kesinleşmemiş vergi ve cezalar için düzenleme yapılırken 2 nci maddesinde kesinleşmiş bulunan ecrimisil alacakları için de düzenleme yapıldığı, bu şekli ile her iki maddenin de af niteliğinde olduğu, ayrıca 2 nci maddenin sadece Hazineye ait taşınmazları değil, 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun kapsamında bulunan bütün kurum ve kuruluşların taşınmazlarıyla ilgili ecrimisil alacaklarını da kapsadığı,

- Mahkemelerin iş yükünün azaltılmasına yönelik olarak görülmekte olan davaların bu şekilde yapılan kanuni düzenlemeler ile çözümlenmesi yerine, vatandaşın yükümlülüklerini kendi ödeme gücü çerçevesinde yerine getirebilmesine imkan sağlayan düzenlemelere öncelik verilmesi gerektiği,

- Tasarıdan faydalanacakların sayısının ve kimler olduğunun açıklanması gerektiği, ayrıca Tasarının 2 nci maddesi ile haksız olarak Devletin taşınmaz mallarının işgal edenlerden ecrimisil alınmasının ardından söz konusu taşınmazların yine aynı şahıslara kiralanmasının doğru bir yaklaşım olmadığı,

şeklindeki görüş, eleştiri ve önerilerin ardından Hükümet adına yapılan tamamlayıcı açıklamalarda;

- Kesinleşmiş bir vergi borcu bulunmadığı için herhangi bir aftan bahsedilemeyeceği, ayrıca uzlaşma sonrasında ne kadar ödeme yapılacağının belirsiz olduğu ve bu konuda takdir yetkisinin tamamıyla kanunla kurulmuş uzlaşma komisyonlarına ait olduğu,

- Tasarının 1 inci maddesi kapsamında yargıya intikal etmiş bulunan 70.000 civarındaki ihtilaflı dosyanın uzlaşma yoluyla çözüme kavuşturularak yaklaşık 2.3 milyar YTL Hazineye gelir sağlanmasının hedeflendiği,

- Mahkemelerin iş yükünün fazlalığı nedeniyle yargılama sürecinin uzamasının taraflarda bıkkınlığa yol açtığı, bu düzenlemeyle vatandaş ile Devlet arasındaki uyuşmazlıkların yargılama sürecinin tamamlanması için uzun süre beklemeye gerek kalmaksızın çözümleneceği ve böylelikle yargının iş yükünün de azaltılacağı,

- Ecrimisil alacakları için kanunen uzlaşma yolu öngörülmemiş olmasına karşın Tasarının 2 nci maddesi ile 340.000 civarında dosyanın takdir komisyonlarında tekrar değerlendirilerek borçların yeniden yapılandırılacağı, böylelikle kamu taşınmazlarını işgal edenlerin bu eylemlerinden kaynaklanan borçlarını 18 eşit taksitte ödeme imkânına kavuşacağı,

- Mülga 4389 sayılı Bankalar Kanununun geçici 4 üncü maddesinin 13 numaralı fıkrası uyarınca kanuni ve ihtiyari yedek akçeler ile sermayenin azaltılmasına konu edilen zararların  % 65’inin  2001 yılına ait kurum kazancının tespitinde geçmiş yıl zararı olarak dikkate alınmasına, bu şekilde bulunan zarar tutarı esas alınarak izleyen yıllara ait kurumlar vergisi matrahının düzeltilmesine  yönelik düzenlenme yapıldığı,

- Adalet Bakanlığı personeline 2004-2006 yıllarında ödenen fazla çalışma ücretlerinin gelir vergisinden istisna edilmesi ve bu yıllarda tahsil edilen vergilerin iadesi önerilerek bu konuda açılan çok sayıda davanın sonuçlandırılmasının öngörüldüğü,

- Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, kanunlarla kendilerine verilen görev gereği ve kuruluş amaçlarına uygun ruhsat, izin, onay ve benzeri hizmetleri ile bu hizmetlerle ilgili olarak kullanılacak basılı kağıtların, bu kuruluşlar tarafından tesliminin 2004 yılında istisna edilen işlemler kapsamına alınması nedeniyle bu işlemler ile ilgili olarak 31/7/2004 tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak yapılan tarhiyatlardan vazgeçilmemesi ve tahakkuk eden tutarların terkin edilmesine yönelik düzenleme yapıldığı,     

ifade edilmiştir.

Komisyonumuzda Tasarının geneli üzerinde yapılan görüşmelerin ardından, Tasarı ve gerekçesi Komisyonumuzca da benimsenerek Tasarının maddelerinin görüşülmesine geçilmiştir.

Tasarının;

- 1 inci maddesi, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 344 üncü maddesi kapsamında vergi ziyaı suçu işleyerek cezalandırılanların kapsam dışında olduğuna açıklık getirmek için birinci fıkrasında geçen “bunlara bağlı vergi cezalarından” ibaresi “bunlara bağlı vergi ziyaı cezaları ile usulsüzlük cezaları ve özel usulsüzlük cezalarından” olarak değiştirilmiş ve ikinci fıkra yeniden düzenlenmiş, süresinde ödeme yapılmaması halinde maddeden yararlanma hakkının kaybedilmesi yerine mali müeyyidenin artırılması amacıyla altıncı fıkra yeniden düzenlenmiş ve dokuzuncu fıkra madde metninden çıkarılarak diğer fıkra numaralarının teselsül ettirilmiş, ayrıca onuncu fıkrası Maliye Bakanına usul ve esasları belirleme yetkisi zaten verilmiş olduğu için gereksiz tekrardan kaçınmak gayesiyle yeni dokuzuncu fıkra olarak ikinci cümlesi metninden çıkarılması suretiyle,

- 2 nci maddesi, ecrimisil alacaklarından sadece Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazların kullanılması nedeniyle tespit ve takdir edilenlerin düzenleme kapsamında olduğunun açıklığa kavuşturulması amacıyla birinci fıkranın başına söz konusu ibare eklenmesi ve aynı fıkrada geçen “kesinleşmiş yargı kararları” ifadesi “emsal yargı kararları” şeklinde düzeltilmesi, ayrıca süresinde ödeme yapılmaması halinde maddeden yararlanma hakkının kaybedilmesi yerine mali müeyyidenin artırılması amacıyla ikinci fıkranın ikinci cümlesinin yeniden düzenlenmesi ve dördüncü fıkranın madde metninden çıkarılarak diğer fıkra numaralarının teselsül ettirilmesi ve sekizinci fıkradaki atıfın beşinci fıkra olarak değiştirilmesi, ayrıca kamu hizmetine tahsis edilmişlerin 31/12/2007 tarihinden önce işgal edilmiş olan taşınmazlardan tekrar kiraya verilebilecekler dışına çıkarılması amacıyla yedinci fıkranın başına “Bir kamu hizmetine tahsis edilmemiş” ibaresinin eklenmesi suretiyle,

- 3 üncü maddesi redaksiyona tabi tutulması suretiyle,

- 4 üncü maddesi; 3717 sayılı Kanunun adının metne eklenmesi suretiyle,

- 25/12/2003 tarihli ve 5035 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile 18/2/1963 tarihli ve 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununda değişiklik yapılarak taşıtların vergilendirmesindeki usul ve esasların değiştirilmesinin ardından, vergilendirmeye esas teşkil eden verilerin vergi daireleri nezdinde yanlış ve eksik olması nedeniyle bazı taşıtlara eksik motorlu taşıtlar vergisi tahakkuk ettirildiği, ancak yapılan çalışmalarla eksikliklerin giderilmesinin ardından bazı mükellefler adına geçmişe dönük olarak motorlu taşıtlar vergisi tahakkuku yapılarak gecikme zammı ile birlikte mükelleflerden takip edildiğinin belirtilmesi üzerine, vergilendirme unsurlarının herhangi bir sebeple hatalı belirlenmesi nedeniyle, 1/1/2004 ila 31/12/2007 tarihleri arasında mükellefler adına ilk tahakkuktan sonra ilaveten tahakkuk ettirilen motorlu taşıtlar vergisinin; dava açılmaması, açılmış davalardan vazgeçilmesi ve 30/6/2008 tarihine kadar ödenmesi şartıyla, gecikme zammının tahsilinden vazgeçilerek mükellef mağduriyetinin giderilmesi ve bu konuda meydana gelen ihtilafların sonuçlandırılmasını sağlayan ve ayrıca ülkemizde sınırlı gelir kaynakları ile sportif faaliyetlerde bulunan kulüplerin bu faaliyetlerini sürdürmelerindeki mali zorluklar dikkate alınarak yürürlükten kaldırılan Federasyonlar Fonuna olan borçlarını tasfiye eden maddenin 5 inci madde olarak eklenmesi suretiyle,

5 ve 6 ncı maddeleri, 6 ve 7 nci maddeler olarak aynen,

kabul edilmiştir.

Raporumuz Genel Kurulun onayına sunulmak üzere Yüksek Başkanlığa saygı ile arz olunur.

 

Başkan

Başkanvekili

Sözcü

 

Sait Açba

M. Altan Karapaşaoğlu

Hasan Fehmi Kinay

 

Afyonkarahisar

Bursa

Kütahya

 

Kâtip

Üye

Üye

 

Süreyya Sadi Bilgiç

Necdet Ünüvar

Halil Aydoğan

 

Isparta

Adana

Afyonkarahisar

 

Üye

Üye

Üye

 

Mehmet Zekai Özcan

Sadık Badak

Mehmet Günal

 

Ankara

Antalya

Antalya

 

 

 

(Muhalefet şerhi ektedir)

 

Üye

Üye

Üye

 

İsmail Özgün

Ali Osman Sali

Cahit Bağcı

 

Balıkesir

Balıkesir

Çorum

 

Üye

Üye

Üye

 

Emin Haluk Ayhan

Mehmet Yüksel

Gültan Kışanak

 

Denizli

Denizli

Diyarbakır

 

(Muhalefet şerhi ektedir)

 

(Ayrışık oyum ektedir)

 

Üye

Üye

Üye

 

Necdet Budak

Alaattin Büyükkaya

Esfender Korkmaz

 

Edirne

İstanbul

İstanbul

 

 

 

(İmzada bulunamadı)

 

Üye

Üye

Üye

 

Mustafa Özyürek

Bülent Baratalı

İbrahim Hasgür

 

İstanbul

İzmir

İzmir

 

(Ayrışık oyum var)

(İmzada bulunamadı)

 

 

Üye

Üye

Üye

 

Harun Öztürk

Mustafa Özbayrak

Muzaffer Baştopçu

 

İzmir

Kırıkkale

Kocaeli

 

(Muhalefet şerhi ektedir)

 

 

 

Üye

Üye

Üye

 

Mustafa Kabakcı

Mustafa Kalaycı

Ferit Mevlüt Aslanoğlu

 

Konya

Konya

Malatya

 

 

(Muhalefet şerhi ektedir)

(Ayrışık oy yazısı ektedir)

 

Üye

Üye

Üye

 

Ömer Faruk Öz

Erkan Akçay

Ali Er

 

Malatya

Manisa

Mersin

 

 

(Muhalefet şerhi ektedir)