KAYITDIŞI EKONOMİ İLE MÜCADELEDE PARA HAREKETLERİNİN İZLENME ARAÇLARI
Yazar:A.BuminDOĞRUSÖZ*
Yaklaşım / Kasım 2008 / Sayı: 191
I- GİRİŞ
Maliye kayıtdışı ekonomi ile mücadele yolunda yıllarca ekonomideki mal hareketlerini izlemeye çalıştı. Belge düzenini bu amaç doğrultusunda kurmaya çalıştı, sevk irsaliyesini icat etti, yollarda kamyonları durdurdu. Belgeye saat yazılmamış, bilgi eksikliği var gibi sebeplerle piyasalara cezalar yağdırdı, mükellefler davalarla uğraştı.
Şimdilerde ise kayıtdışı ekonomi ile mücadele yolunda bankalara (katılım bankaları ve PTT dahil) yeni işlevler yüklenmeye başlandı. Bu noktada amaç ise, piyasalardaki para hareketini izlemek ve ekonomik faaliyetleri bu yolla kayıt içine çekmek. Bu yazımızda, kayıtdışı ekonomi ile mücadelede bankalara yüklenen işlevler ile zorunlu aracılıkların önemlileri üzerinde durulacaktır(1).
II- PARA HAREKETLERİNİN İZLENME ARAÇLARINDAN BAZILARI
A- TİCARİ İŞLEMLER
Maliye Bakanlığı geçmişte Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 257. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak yayınladığı 320, 323, 324 ve 332 sayılı Genel Tebliğler ile birinci ve ikinci sınıf tüccarlara, kazancı basit usulde tespit edilenlere, defter tutmak zorunda olan çiftçilere, serbest meslek erbabı ile vergiden muaf esnafa, kendi aralarında yapacakları ticari işlemler ile nihai tüketicilerden (Türkiye’de mukim olmayan yabancılar hariç) mal veya hizmet bedeli olarak yapacakları 8.000 Türk Lirası’nı aşan tahsilat ve ödemelerini bankalar veya katılım bankaları yahut PTT aracı kılınarak yapmaları ve bu kurumlarca düzenlenen hesap belgesi (dekont) veya hesap bildirim cetvelleri ile kanıtlamaları zorunluluğunu getirmişti. Düzenlemelerle ayrıca, bu tutarı aşan avansların, pey akçesi, depozito gibi ödemelerin de bu kurumlarınca düzenlenen belgelerle kanıtlanması kılınmıştı. İşletmelerin kendi ortakları ile ve diğer gerçek ve tüzel kişilerle olan ve herhangi bir ticari içeriği olmayan nakit hareketleri de, işlem tutarının 8.000,00 YTL’yi lirayı aşması koşulu ile kapsama alınmıştı. Bu düzenlemeleri önümüzdeki günlerde yeni zorunluluklar izleyecektir.
B- KİRA ÖDEMELERİ
Maliye Bakanlığı yine anılan maddenin verdiği yetkiye dayanarak, 268 no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile işyeri ve konut kiralama işlemlerine ilişkin yapılacak tahsilat ve ödemelerin de 1 Kasım 2008’den itibaren, icra daireleri aracılığıyla yapılacak ödemeler hariç olmak üzere, banka veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle belgelendirilmesi zorunluluğunu getirmiştir. Bu zorunluluk konut kiralamalarında aylık kira bedelinin 500,00 YTL ve üzerinde olması halinde söz konusu olacaktır. Konutun aylık kira bedelinin bu tutarın altında olması halinde, yine eskiden olduğu gibi elden veya başka şekillerle de ödenebilecektir. İşyeri kiralarında ise kiralamaların tamamı, her hangi bir sınır olmaksızın banka veya PTT aracılığı ile ödenme ve tahsil edilme zorunluluğu kapsamına alınmıştır.
Bu yeni düzenleme uyarınca kira bedellerinin ödendiği veya tahsil edildiği vergi idaresine karşı havale belgesi, dekont, hesap cetveli gibi belgeler ile kanıtlanabilecektir. Ayrıca otomatik ödeme talimatı çerçevesinde yapılan ödemeler, kredi kartları aracılığı ile yapılan ödemeler, çekle ödemeler de banka sistemi içerisinde yapılan ödeme olarak kabul edilecektir.
C- ÜCRET ÖDEMELERİ
Sosyal Güvenlik Reformu kapsamında Maliye, Çalışma ve Sosyal Güvenlik ve Devlet Bakanlığı’na verilen müşterek yetkiyle, ücretlerin de bankalar aracılığıyla ödenmesi zorunluluğunu getirme yetkisi verilmiştir. 1 Ocak 2009’dan itibaren, Borçlar Kanunu, İş Kanunu, Basın İş Kanunu ve Deniz İş Kanunu kapsamında 10’dan fazla işçi çalıştıran işverenlere ücretleri bankadan ödeme zorunluluğu geliyor.
D- SİGORTALILIĞIN İZLENMESİ
Kayıtdışı istihdamı önlemek ve sosyal güvenlik ağı dışında kalanları kavramak için bankalara bazı ek yükümlülükler daha getirilmiştir. Bankalar 1 Ekim gününden bu yana, gerek bizzat bankaya gelinerek gerek internet ve telefon bankacılığı aracılığı ile ilk defa mevduat hesabı açtırılması, kredi taleplerinin sonuçlandırılması, kredi kartı ve çek karnesi verilmesinde başvuru sahibinden meslek bilgileri ile çalışılan yerin unvan ve adresini almak ve izleyen ayın 5. günü akşamına kadar elektronik ortamda Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirmekle yükümlü tutulmuşlardır. Bankalar ayrıca bu kapsamdaki müşterilerini izleyecekler ve onların mesleki durumlarında bir değişiklik meydana geldiği takdirde bunu da kuruma bildireceklerdir. Kurum bu bilgilerden kişilerin sigortalılık kayıtlarının bulunup bulunmadığını kontrol edeceklerdir.
E- KARAPARANIN İZLENMESİ
Kayıtdışı ekonominin bir alt bölümünü oluşturan karapara ile bir başka deyişle gri ekonominin kara kısmı ile mücadelede de bankaların üstlendiği rol çok önemlidir. 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun ile bu Kanun’a göre çıkartılmış yönetmelik de bankalara, yaptıkları veya aracılık ettikleri işlemlerde, işleme konu malvarlığının; Yasadışı yollardan elde edildiğine veya yasadışı amaçlarla kullanıldığına, bu kapsamda terörist eylemler için ya da terör örgütleri, teröristler veya terörü finanse edenler tarafından kullanıldığına veya bunlarla ilgili ya da bağlantılı olduğuna dair herhangi bir bilgi, şüphe veya şüpheyi gerektirecek bir hususun bulunması halinde, durumu MASAK’a bildirme yükümlülüğü getirilmiştir.
III- KONUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ
Kayıtdışı ekonomi ile mücadele etmenin temel şartı para ve mal hareketlerinin izlenmesidir. Bu bağlamda, kayıtdışı ekonomi ile mücadele etmeyi amaçlayan yeni araçların getirilmesi konusunda girişilen çabalar olumludur. Ancak, getirilen zorunlulukların uygulamaya yansıma biçimi son derece önemlidir. Bu bağlamda, özellikle bankalar açısından bu zorunlulukların getireceği iş yükü ve bankaların bu zorunluluklara uyup uymadığının nasıl denetleneceği konusu önem kazanmaktadır.
Diğer taraftan, özellikle konut kira gelirlerinin banka sisteminden geçmesinde olduğu gibi, uygulamanın tek taraflı çalışacak şekilde belirlenmesi, başlangıçta sakat bir doğumu ortaya koymaktadır. Bu aksaklıkların düzeltilmemesi, gerçekte olmayan para hareketinin var gibi gösterilmesi sonucunu ortaya çıkartacaktır.
Bu tür araçların etkin biçimde işlev görebilmesi amacıyla diğer mevzuatta -özellikle Borçlar Kanunu’nda- da bazı düzenlemeler yapılması gerektiği göz ardı edilmemelidir. Böylesi düzenlemelerin başarılı olmalarının temel koşulunun, birbiriyle çelişmeyen ve herkesçe kabul görüp benimsenen bir uygulama olduğu kadar etkin ve sağlıklı yapılanmış bir denetim olduğu unutulmamalıdır.
* Dr., Marmara Üniversitesi, İİBF, Maliye Bölümü
(1) A. Bumin DOĞRUSÖZ, “Kayıtdışı ile Mücadelede Bankalara Yeni İşlevler”, Referans Gazetesi, 13.10.2008