İŞ KANUNU’NA GÖRE ÜCRET GARANTİ FONU

 

Yazar:Muzaffer KOÇ(*)

E-Yaklaşım / MART 2008 / Sayı: 56

 

I- GİRİŞ

Ücret, işçinin ve ailesinin temel geçim kaynağı oluşturur. Bu özelliğinden dolayı kanunlarda, ücretin güvence altına alınması ihtiyacı doğmuştur. Ücretin güvenceye alınması için çeşitli mekanizmalar söz konusudur. İşçiye asgari ücret ödenmesi zorunluluğu, sosyal ve ekonomik bir takım gerekçelerden dolayı çalışmadan (hafta tatili, yıllık ücretli izin gibi) ücretin ödenmesi, ücretin ancak belli bir bölümünün hacze konu olabilmesi, işverenin ödeme aczine düşmesi halinde işçiye ücret garantisinin sağlanması gibi uygulamalar söz konusu olabilmektedir. Bu yazıda İş Kanunu’nu bağlamında ücret garanti fonu ele alınacaktır.  

II- YASAL ALTYAPI

A- İŞ KANUNU

İş Kanunu’nun 33. maddesine göre, işverenin konkordato ilan etmesi, işveren için aciz vesikası alınması veya iflası nedenleri ile işverenin ödeme güçlüğüne düştüğü hallerde geçerli olmak üzere, işçilerin iş ilişkisinden kaynaklanan son üç aylık ücret alacaklarını karşılamak amacı ile İşsizlik Sigortası Fonu kapsamında ayrı bir Ücret Garanti Fonu oluşturulur.

Ücret Garanti Fonu, işverenlerce işsizlik sigortası primi olarak yapılan ödemelerin yıllık toplamının yüzde biridir. Ücret Garanti Fonunun oluşumu ve uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

B- YÖNETMELİK

İş Kanunu’nun 33. maddesi dayanılarak çıkarılan Ücret Garanti Fonu Yönetmeliği, 18.10.2004 tarih ve 25617 sayılı resmi gazetede yayımlanarak, yürürlüğe girmiştir.

III- ÜCRET GARANTİ FONUNUN AMACI

Ücret garanti fonu, işçilerin, işvereninin ödeme güçlüğüne düşmesi hallerinde iş ilişkisinden kaynaklanan son üç aylık ücret alacağını garanti etmeyi amaçlamaktadır. Başka bir ifadeyle ücret garanti fonu, işverenin ödeme aczine düştüğü durumlarda, işçinin ücretinden tamamen mahrum kalmasını engellenmeyi amaçlamaktadır.

Maddeni gerekçesinde, işverenin konkordato ilan etmesi, iflası veya işveren için aciz vesikası alınması gibi nedenlerle ödeme güçlüğüne düştüğü hallerde, iş ilişkisinden kaynaklanan son üç aylık ücreti güvence altına alınan işçinin, iflas ve konkordato gibi durumlarda sıkça karşılaşılan ücretini hiç alamama riskinden kurtarılmış olacağı belirtilmiştir.

Aynı şekilde, gerekçede, söz konusu güvencenin, “Avrupa Birliğinin 36 numaralı İşverenin Ödeme Güçlüğüne Düşmesi Hallerinde Bir Fon veya Benzeri Bir Kurum Oluşturulmasını Öngören 1980 tarihli Yönergesi” doğrultusunda, İşsizlik Sigortası Fonu kapsamında oluşturulacak ayrı bir ücret fonu ile sağlanacağı belirtilmiş, ayrı bir yük getirilmemesi amacıyla ücret garanti fonu primlerinin işverence Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 77 ve 78. maddeleri ile belirlenen sigortalının prime esas aylık brüt kazancının işverene düşen bölümünden belli bir oranda kesinti yapmak suretiyle karşılanması esası benimsendiği ifade edilmiştir. Bu özellikleri dikkate alındığında ücret garanti fonunun, işverene ek bir maliyet getirmeyen ve bu anlamı ile sosyal maliyeti az, devlet güvencesi altına alınan, kendi kendine işleyen bir yapıda kurulan bir müessese olduğu söylenebilir([1]).

IV- ÜCRET GARANTİ FONUNDAN YARARLANMA ŞARTLARI

A- İŞ KANUNU’NA TABİ İŞÇİ

Ücret garanti fonu, İş Kanunu kapsamına giren işçiler hakkında uygulanır (Yön/2). Başka bir ifadeyle ücret garanti fonu uygulaması, İş Kanunu’nun kapsamı ile sınırlıdır. Bu bağlamda, örneğin Borçlar Kanunu kapsamına giren bir işçi hakkında veya Meslek Eğitimi Kanunu kapsamına giren bir çırak hakkında fon hükümlerinin uygulanmayacaktır[2]. Ancak, kapsamda bulunan işçinin ücret garanti fonundan yararlanmasında, iş ilişkisinin türü, yani, belirli/belirsiz süreli veya tam süreli/kısmi süreli veyahut ödünç iş ilişkisi önemli değildir. Aynı şekilde söz konusu iş ilişkisinin devam etmesi veya sona ermiş olmasının da ücret garanti fonundan yararlanılmasında önemi bulunmamaktadır (Yön/9)([3]).

B- İŞÇİNİN ÜCRET ALACAĞI

Ücret garanti fonu, sadece işçilerin iş ilişkisinden kaynaklanan ve iş sözleşmesinden doğan ücret alacaklarını kapsar (İşK/33, Yön/8). Bu yüzden kıdem, ihbar, kötüniyet tazminatı gibi alacaklar için ücret garanti fonu söz konusu değildir([4]).

C-  İŞVERENİN ÖDEME GÜÇLÜĞÜ

Ücret garanti fonu, işverenin ödeme güçlüğü halinde devreye girmektedir. İşverenin ödeme güçlükleri 33 maddede belirtilmiştir. Buna göre, fon, işverenin;

- Konkordato([5]) ilan etmesi veya

- İşveren için aciz vesikası([6]) alınması veya

- İflası([7]) nedenleriyle ödeme güçlüğüne düştüğü hallerde söz konusu olmaktadır.

D- İŞÇİNİN BAŞVURUSU

İşçinin ücret garanti fonundan yararlanabilmesi için Türkiye İş Kurumu’nun ilgili birimi’ne başvurması gereklidir. Kanunda, başvurunun ne zaman yapılacağı konusunda açık ve kesin süre bulunmaması önemli bir eksikliktir([8]). Ancak, işverenin ödeme aczine düştüğünü gösterir belgelerden birinin elde etmesinden itibaren başvurulabilecektir. Ücret alacağına ilişkin olarak 5 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan başvuru yapılmalıdır([9]).

V- FONUN GELİRLERİ VE GİDERLERİ

A- FON GELİRLERİ

Ücret Garanti Fonu, yönetim kurulunun kararları çerçevesinde, İşsizlik Sigortası Fonu kapsamında işletilir ve yönetilir (Yön/5).

Ücret Garanti Fonu gelirleri, işverenlerce işsizlik sigortası primi olarak yapılan ödemelerin işveren payının yıllık toplamının yüzde biri ile bu primlerin değerlendirilmesinden elde edilen kazançlardan oluşur.

Sosyal Sigortalar Kurumunca İşsizlik Sigortası Fonuna aktarılan işveren payının yüzde biri, Fon adına farklı bir hesapta takip edilir. Fon, işsizlik sigortası fon kaynaklarının değerlendirilmesine ilişkin usul ve esaslar çerçevesinde İşsizlik Sigortası Fonu içerisinde değerlendirilir (Yön/6).

B- FONUN GİDERLERİ

Ücret Garanti Fonunun giderleri, işçilere Ücret Garanti Fonu Yönetmeliği uyarınca yapılan ücret ödemelerinden ve Yönetim Kurulu kararı ile Fona ilişkin olarak Kurum tarafından yapılan giderlerden oluşur (Yön/7).

VI- BAŞVURU VE ÖDEMEYE PROSEDÜRÜ 

A- TÜRKİYE İŞ KURUMU’NA BAŞVURU

İş sözleşmesinin devam edip etmediğine bakılmaksızın; işverenin ödeme güçlüğüne düştüğü hallerde, iş sözleşmesinden kaynaklanan aylık ücretlerini alamaması nedeniyle, ücret alacağı bulunan işçi tarafından; son üç aylık ücretlerinin ödenmediğini gösteren işçi alacak belgesi([10]) veya son üç aylık ücret alacağını gösteren sair belge ile birlikte, aşağıdaki belgelerden birini ibraz ederek yetkili Kurum birimine başvurulması gerekir (Yön/8):

a- İcra Dairesinden alınan aciz vesikası (İİK/143) veya aciz vesikası hükmündeki Haciz Tutanağı (İİK/105-1),

b- İflasın açılmasına dair mahkeme kararının tasdikli sureti veya ilan edildiğini gösteren belge([11]) (İİK/166),

c- İcra tetkik merciince verilen konkordato mühleti kararının tasdikli sureti veya ilan edildiğini gösteren belge([12]) (İİK/288). 

Özetle, Ücret garanti fonundan yararlanmak için başvuran işçinin; 

1- Son üç aylık ücret alacağını gösteren belge ile

2- İşverenin ücreti ödeyemeyeceğini gösteren (aciz vesikası, iflas kararı veya konkordato ilanı gibi) bir belgeyi ibraz etmesi gereklidir.

B- ÜCRET ALACAKLARININ ÖDENMESİ

Türkiye İş Kurumu’nun ilgili birimleri, Yönetmelikte belirtilen başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde işçiye, son üç aylık ücret alacağını ödeyerek durumu ivedilikle, ilgili icra-iflas müdürlüklerine veya konkordato komiseri ile işverene bildirir. 

Alacaklı yukarıda sayılan evraklarla birlikte Kurum ünitesine başvurduktan sonra Kurum gerekli araştırmayı yaparak herhangi bir  (evraklarda) eksiklik yok ise 30 gün içerisinde ödemeyi gerçekleştirir.

Bu kapsamda yapılacak ödemeler, Fon kaynaklarıyla sınırlıdır.

İşçi, aynı işverenle olan iş ilişkilerinde aciz vesikasına dayanarak Ücret Garanti Fonundan bir kez yararlanabilir. Ancak, işçinin farklı işverenler yanında ayrı ayrı iş sözleşmelerinden doğan ücret alacakları garanti kapsamındadır. İşçinin aynı takvim süresine dayanan birden çok kısmi süreli iş ilişkisinde doğan ücret alacağı garanti kapsamında olduğu gibi, farklı tarihlere denk gelen ayrı ayrı işverenlere bağlı ayrı iş ilişkilerinde de garanti söz konusudur([13]).

Fon ile güvenceye bağlanan ücret alacağı olmasına rağmen, bunun hangi tür ücreti olduğu Kanun’da belirtilmemiştir. Başka bir ifadeyle, garanti kapsamındaki ücretin, net ücret mi yoksa brüt mü olacağı da kanun’da belirtilmemiştir. Ancak, Yönetmelik, garantiden yaralanacak ücretin “net ücret” olduğunu hükme bağlamıştır (Yön/4).

Burada başka bir tartışma daha ortaya çıkmaktadır. Zira, Yönetmelik garantiden yararlanılacak ücreti, net ücret olduğunu belirtmiş, ancak, net ücretin çıplak ücretten mi, yoksa giydirilmiş ücretten mi hesaplanacağını belirtmemiştir. Başka bir ifadeyle, net ücret hesaplanırken, iş karşılığı olmayan ikramiye, sosyal yardım gibi ödemelerin dikkate alınıp alınmayacağı önemlidir. Kanun’da giydirmiş ücretin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı gibi sadece bazı işçi haklarının hesabında dikkate alındığı ve aksi belirtilmediği müddetçe ücretin “çıplak ücret” olarak değerlendirildiğinden, net ücretin çıplak ücretin esas alınarak hesaplanması gerektiği ifade edilebilir([14]).

Kanun, ücret alacağının kaynağını iş ilişkisi olarak ve süresini de 3 ayla sınırlamıştır. Buna göre iş ilişkisinden kaynaklanmayan, mesela, istisna/vekalet sözleşmesinden kaynaklanan bir ücret alacağının yahut mesela, 4 aylık ücretin ödenmemesi durumunda 3 ayı aşan 1 aylık kısım için fon düzenlemesi ve ödemesi mümkün olamayacaktır([15]).

Bu Yönetmelik kapsamındaki işverenlerin işsizlik sigortası primi ödememiş olmaları, işçilerin bu Yönetmelikteki haklardan yararlanmalarına engel teşkil etmez.

10.06.2003 tarihinden itibaren bu Yönetmelik kapsamında ücret alacağını alamamış olan işçiler de, Kurum birimine başvurmaları halinde, bu Yönetmelik hükümlerinden yararlanırlar.

VII- SONUÇ

Ücret, işçinin ve ailesinin temel geçim kaynağı oluşturduğundan, kanunlarda, ücretin güvence altına alınması ihtiyacı doğmuştur.

İş Kanunu’na göre, işverenin acze düştüğü belli hallere münhasır olmak üzere işçinin son üç aylık ücretini garantiye almak için Ücret Garanti Fonu oluşturulmuştur.

İş Kanunu’na tabi işçi, işverenin ödeme güçlüğüne düşmesi halinde, son 3 aylık ücretini Türkiye İş Kurumu’nun ilgili biriminden talep edecektir.

Ücret garanti fonundan yararlanmak için mutlaka iş sözleşmesinin sona ermesi gerekmemektedir. İş sözleşmesi devam etmesi halinde dahi, işçi işyerinde çalışırken üç ay ücretini alamadığı takdirde ücret garanti fonuna başvurabilir.

Kurum gerekli araştırmayı yaptıktan sonra 30 gün içerisinde ödemeyi yapar.

Fon ile güvenceye bağlanan ücret, net ücret alacağıdır.

İŞÇİ ALACAK BELGESİ

Alacaklı

Borçlu

İşçinin

İşverenin

TC Kimlik No      

:

Adı Soyadı (Unvanı) :

Adı Soyadı               

:

İşyeri SSK No.           :

Baba Adı                  

:

İşyeri Adresi/Tel No. :

SSK Sicil No.           

:

 

Doğum Yeri              

:

Doğum Tarihi            

:

İkametgahı/Tel No.   

:

 

Alacak takibinin hangi yola yapıldığı : 

 

 

 

AYLAR İTİBARİYLE NET ÜCRET ALACAKLARI

2008 YILI

OCAK            

:

ŞUBAT          

:

MART           

:

NİSAN           

:

MAYIS          

:

HAZİRAN     

:

TEMMUZ     

:

AĞUSTOS     

:

EYLÜL           

:

EKİM             

:

KASIM          

:

ARALIK        

:

 

İşveren Veya Hak Sahipleri

İmza

Mühür


 

 *              Dr., Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişi

[1]           Ö. Kemal EVREN, Niteliği Ve İçeriği İtibariyle Ücret Garanti Fonu, E-yaklasim, Mart 2005, Sayı: 20 http://www.yaklasim.com/mevzuat/dergi/makaleler/2005036316.htm  

[2]           EVREN, agm, http://www.yaklasim.com/mevzuat/dergi/makaleler/2005036316.htm

[3]           Müjdat ŞAKAR, “Ücret Garanti Fonu”, Yaklaşım, Sayı: 182, Şubat 2008 http://www.yaklasim.com/mevzuat/dergi/makaleler/20080210938.htm   

[4]           ŞAKAR, a.g.m., http://www.yaklasim.com/mevzuat/dergi/makaleler/20080210938.htm

[5]           Borçlunun, alacaklılarının (2/3) çoğunluğu ile yaptığı ve onu kabul etmeyen diğer alacaklıları da bağlayan anlaşmaya “konkordato” denir. Bu anlaşmayla, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan dürüst borçlular korunmak
    istenmektedir. Kayıhan İÇEL, Bir Numara Yayınları, Ekonomi Ansiklopedisi, 1 Numara ve Hearst Yayıncılık-Paymaş  Yayınları, Güncelleştirilmiş 1997 Basım (CD). S.807

[6]           Aciz belgesi, icra ve iflas işlemlerinde, paraların paylaştırılması sonucunda alacağını tümüyle tahsil edememiş olan alacaklıya, elde edemediği miktar için verilen belgedir. Ömer TEOMAN, Bir Numara Yayınları, Ekonomi Ansiklopedisi, 1 Numara ve Hearst
  Yayıncılık - Paymaş Yayınları, Güncelleştirilmiş 1997 Basım (CD). S.4

[7]           İflas, borcunu ödemeyen borçlu hakkında yapılan takip sonucunda, mahkeme kararı ile tespit ve ilan edilen durumdur.

[8]           Ö.Hakan ÇAVUŞ, 4857 Sayılı İş Kanunu’na Göre Ücret Garanti Fonu, Yaklaşım Dergisi, Ocak 2005, Sayı:145, http://www.yaklasim.com/mevzuat/dergi/makaleler/2005016074.htm

[9]           ŞAKAR, a.g.m., http://www.yaklasim.com/mevzuat/dergi/makaleler/20080210938.htm

[10]         İşçi alacak belgesi: İşçinin, iş ilişkisinden kaynaklanan ve işverenden alamadığı sondan geriye doğru üç aylık ücretine ilişkin alacağının aylar itibariyle miktarını gösteren ve işveren yahut hak sahipleri tarafından düzenlenen belgeyi ifade eder.

[11]         İflas kararının, Ticaret Sicil Gazetesi veya İflas Dairesince yurt düzeyinde tirajı en yüksek beş gazeteden birinde yapılan ilanı.

[12]         İcra Tetkik Merciince verilen konkordato mühletine ait kararın tasdikli sureti veya yurt düzeyinde tirajı en yüksek beş gazeteden birinde yapılan mühlet ilanı veya Ticaret Sicil  Memurluğundan alınacak konkordatoya ilişkin belge.

[13]         ŞAKAR, a.g.m., http://www.yaklasim.com/mevzuat/dergi/makaleler/20080210938.htm

[14]         ŞAKAR, a.g.m., http://www.yaklasim.com/mevzuat/dergi/makaleler/20080210938.htm

[15]         EVREN, a.g.m., http://www.yaklasim.com/mevzuat/dergi/makaleler/2005036316.htm