ÇALIŞMA BELGESİ
Yaklaşım Dergisi / Haziran 2006 / Sayı: 162
I- GİRİŞ
İş Kanunu işverenlere bir takım yükümlülükler getirmiştir. Söz konusu yükümlülüklerden biri de, işten ayrılan işçiye çalışma belgesi verilmesidir. İş Kanunu’nun 28. maddesinde düzenlenen çalışma belgesi, piyasada daha çok bonservis olarak adlandırılmaktadır. Bu yazıda çalışma belgesinin düzenlenmesi ele alınacaktır.
II- 4857 SAYILI İŞ KANUNU’NDAN ÖNCEKİ DÜZENLEMELER
A- ÇALIŞMA BELGESİ
1475 sayılı eski İş Kanunu’nun 20. maddesi, işinden ayrılan işçiye, işveren tarafından işinin çeşidini ve süresini gösteren bir belgenin verileceğini, işverenin belgedeki imzasının, işçinin dilemesi halinde o yerdeki muhtar veya mülki amir tarafından da onaylanacağını (1) hükme bağlamıştı.
Aynı maddede ayrıca, işveren tarafından çalışma belgesinin verilmemesi halinde neler yapılacağı da izah edilmişti. Şöyle ki, işverenin, işçinin istediği belgeyi vermemekte direnmesi halinde veyahut belgeye işçi için doğru olmayan yazıları yazması halinde, işçinin yahut yeni işine girdiği işverenin isteği üzerine, o yerdeki muhtar veya mülki amir tarafından yapılacak inceleme sonucunu gösteren bir belgenin, işçiye veya yeni işverene verileceği (2) belirtilmişti.
Belgenin vaktinde verilmemesinden veyahut belgede doğru olmayan yazılar bulunmasından zarar gören işçinin veyahut bu işçiyi işine alan yeni işverenin eski işverenden zarar ve ziyan isteyebileceği ve söz konusu belgelerin her türlü resim ve harçtan muaf oldukları öngörülmüştü.
1475 sayılı Kanun’un 98/5. maddesine göre, 20. maddede yazılı belgeyi işçiye vermeyen veya bu belgede gerçeğe aykırı bilgi veren işveren veya vekiline idari para cezası öngörülmüştü.
B- ÇALIŞMA VE KİMLİK KARNESİ
1475 sayılı eski İş Kanunu’nun 21. maddesi, işverene işçiye ait bilgileri ihtiva eden çalışma ve kimlik karnesi verme yükümlülüğü getirmişti. Buna göre, işveren işe aldığı her işçiye en geç on beş gün (3) içinde “işçi çalışma ve kimlik karnesi” vermek zorundaydı. Söz konusu karnenin ancak İş ve İşçi Bulma Kurumu (Türkiye İş Kurumu) (4) tarafından tek tip olarak bastırılacağı ve parası karşılığında işverenlere verileceği belirtilmişti.
Sözü edilen karnelerin şekli, içine nelerin yazılacağı ve nasıl alınıp verileceği ve kullanılacağı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılan İşçi Çalışma ve Kimlik Karnesi Tüzüğü’nde (5) gösterilmişti.
1475 sayılı Kanun’un 98/5. maddesine göre, 21. maddede yazılı işçi çalışma ve kimlik karnesini vermeyen işveren veya vekiline idari para cezası öngörülmüştü.
III- 4857 SAYILI İŞ KANUNU’NA GÖRE ÇALIŞMA BELGESİ
A- TANIM
Çalışma belgesini düzenleyen İş Kanunu’nun 28. maddesine göre, işten ayrılan işçiye, işveren tarafından çalışma belgesi verilmelidir. Çalışma belgesinde, işin çeşidinin ne olduğu ve süresi belirtilmelidir. Zira, madde metninde çalışma belgesinden “işin çeşidinin ne olduğunu ve süresini gösteren bir belge” olarak bahsedilmiştir (6). Buna göre çalışma belgesi, “işveren tarafından işten ayrılan işçiye verilen ve işçinin işinin çeşidi ile süresinin gösterildiği belge” olarak tanımlanabilir.
Söz konusu maddeyle, eski Kanunu’nda düzenlenen, Türkiye İş Kurumu’ndan temin edilen ve işyerinde çalışan işçilere verilme zorunluluğu bulunan “İşçi Çalışma ve Kimlik Karnesi” uygulaması da kaldırılmıştır.
B- ZARARIN TAZMİNİ
Çalışma belgesini düzenleyen İş Kanunu’nun 28. maddesine göre, çalışma belgesinin vaktinde verilmemesinden veya belgede doğru olmayan bilgiler bulunmasından zarar gören işçi veyahut işçiyi işine alan yeni işveren, eski işverenden tazminat isteyebilir.
1- Belgenin Vaktinde Verilmemesi
28 maddede, çalışma belgesinin vaktinde verilmemesinden zarar gören işçinin veya işçiyi işine alan yeni işverenin eski işverenden tazminat isteyebileceğine yer vermiştir. Ancak madde metninde çalışma belgesinin ne zaman verileceğine dair açık bir hüküm bulunmamaktadır. İşin doğası gereği, söz konusu çalışma belgesinin iş sözleşmesinin feshiyle düzenlenerek işçiye verilmesi gerekmektedir. Çalışma belgesine yönelik cezayı düzenleyen İş Kanunu’nun 99/C maddesi, “bu Kanun’un; 28. maddesine aykırı olarak çalışma belgesi düzenleme yükümlülüğüne aykırı davranan veya bu belgeye gerçeğe aykırı bilgi yazan işveren veya işveren vekiline ceza verileceğini; yani, çalışma belgesinin düzenlenmemesinin veya belgeye gerçeğe aykırı bilgi yazılmasının cezaya sebep olacağını belirtmiş, çalışma belgesinin “işçiye verilmesi” hususuna değinmemiştir. Başka bir anlatımla, çalışma belgesinin düzenlendiği ancak işçiye verilmediği hallerde ne yapılacağı uygulamada sıkıntılara sebep olacak niteliktedir. Denebilir ki, Kanun’un ruhuna uygun olarak çalışma belgesinin işçiye verilmesi için düzenlenmesi gerekir. Bunu teyiden madde metninde “işten ayrılan işçiye, işveren tarafından işinin çeşidinin ne olduğunu ve süresini gösteren bir belge verilir” ifadesine yer verilmiştir. Ancak cezayı düzenleyen İş Kanunu’nun 99/C maddesi, bu Kanun’un; 28. maddesine aykırı olarak çalışma belgesi düzenleme yükümlülüğüne aykırı davranan veya bu belgeye gerçeğe aykırı bilgi yazan işveren veya işveren vekiline ceza verileceğini belirtmiştir, ancak lâfzen “çalışma belgesinin verilmemesinden” bahsetmemiştir. Söz konusu ihtilaf uygulamada sıkıntılara sebep olacak nitelik göstermektedir.
2- Belgeye, Doğru Olmayan Bilgilerin Yazılması
28. madde, çalışma belgesinde doğru olmayan bilgiler bulunmasından zarar gören işçinin veyahut işçiyi işe alan yeni işverenin, eski işverenden tazminat isteyebileceğine yer vermiştir. Başka bir ifadeyle, çalışma belgesinde doğru bilgilere yer verilmelidir. Ancak, özellikle toplu iş sözleşmesinin veya yazılı iş sözleşmesinin veyahut işyeri yönetmelikleri gibi yazılı anlaşma metinlerinin bulunmadığı işyerlerinde doğru bilgiye ulaşmada zorluklar söz konusu olabilmektedir. Zira, ihtilaflı konular olabilmekte; tarafların karşılıklı menfaatlerinin (fiili ücretin bordrolara yansıtılmadığı haller, ücret bordrolarına yansıtılmayan sosyal yardımlar vs… gibi) çatıştığı durumlarda farklı beyanlar ortaya çıkabilmektedir. Bu yüzden işçi ve işveren ilişkilerinin yazılı hale getirilmesinde fayda bulunmaktadır.
3- Zararın Varlığı
28. madde, “belgenin vaktinde verilmemesinden veya belgede doğru olmayan bilgiler bulunmasından zarar gören işçi veyahut işçiyi işine alan yeni işveren eski işverenden tazminat isteyebilir” demekle, tazminat isteyebilmek için zararın ortaya çıkmasını aramıştır. Başka bir ifadeyle, işten ayrılan işçinin veya işçiyi işine alan yeni işverenin, eski işverenden tazminat isteyebilmesi için çalışma belgesinin vaktinde verilmemesinden veya belgede doğru olmayan bilgiler bulunmasından zarar gördüğünü ortaya koyması gereklidir.
4- İşçinin veya İşçiyi İşine Alan Yeni İşverenin Talepte Bulunabilmesi
28. madde, belgenin vaktinde verilmemesinden veya belgede doğru olmayan bilgiler bulunmasından sadece zarar gören işçinin değil, işçiyi işine alan yeni işverenin de, eski işverenden tazminat isteyebilmesine imkân tanımıştır. Başka bir ifadeyle, çalışma belgesini vaktinde verilmemesinden veya doğru olmayan bilgilerin yazılmasından dolayı işçiyi işe alan işveren de eski işverenden tazminat isteyebilecektir.
C- MUAFİYET
İş Kanunu, bazı işler ve kişileri Kanun’un uygulanmasında istisna etmiştir. İş Kanunu’ndaki istisnaları iki kategoriye ayırmak mümkündür (7). Birinci kategoride, İş Kanunu’ndan bütünüyle istisna edilen işler veya kişiler söz konusu iken (İş Kanunu md. 4); ikinci kategoride, İş Kanunu’nun bazı hükümlerinin istisna edilmesi söz konusudur (İş Kanunu md. 10.).
İş Kanunu’nun 10. maddesi “nitelikleri bakımından en çok 30 iş günü süren işlere süreksiz iş, bundan fazla süren işlere sürekli iş denir” hükmü ile işleri sürekli ve süreksiz olarak iki bölüme ayırmıştır. Burada sürenin belirlenmesinde iş günü esası getirildiğinden söz konusu otuz günlük sürenin hesaplanmasında hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri göz önüne alınmayacaktır (8).
4857 sayılı İş Kanunu 10. maddesi, İş Kanunu’nun uygulanmasında bazı maddelerin süreksiz işlere uygulanmayacağını belirtmiştir. Süreksiz işlerde uygulanmayacak maddelerden biri de, 28 madde düzenlenen çalışma belgesi yükümlülüğüdür. Başka bir ifadeyle, süreksiz işte işçi istihdam eden işverenin işten ayrılan işçiye çalışma belgesi verme zorunluluğu söz konusu değildir.
D- KANUNİ MÜEYYİDE
İş Kanunu’nun 99/C maddesine göre, İş Kanunu’nun 28. maddesine aykırı olarak çalışma belgesi düzenleme yükümlülüğüne aykırı davranan veya bu belgeye gerçeğe aykırı bilgi yazan işveren veya işveren vekiline bu durumdaki her işçi için 2006 yılında 77 YTL para cezası verilecektir.
IV- SONUÇ
İş Kanunu’nun 28. maddesine göre işveren, işten ayrılan işçiye, çalışma belgesi vermelidir.
Söz konusu belgenin vaktinde verilmemesinden veya belgede doğru olmayan bilgiler bulunmasından zarar gören işçi veyahut işçiyi işine alan yeni işveren eski işverenden tazminat isteyebilir.
İş Kanunu’nun 28. maddesine aykırı olarak çalışma belgesi düzenleme yükümlülüğüne aykırı davranan veya bu belgeye gerçeğe aykırı bilgi yazan işveren veya işveren vekiline para cezası verilir.
ÇALIŞMA BELGESİ
|
İŞYERİNİN ÜNVANI |
: |
|
İŞYERİNİN ADRESİ |
: |
|
İŞYERİ ÇSGB BÖLGE MÜD. NO |
: |
|
İŞYERİ SSK SİCİL NO |
: |
|
İŞÇİNİN; |
|
|
ADI SOYADI |
: |
|
SSK SİCİL NO |
: |
|
İŞE GİRİŞ TARİHİ |
: |
|
İŞTEN AYRILIŞ TARİHİ |
: |
|
İŞYERİNDE ÇALIŞTIĞI BÖLÜM |
: |
|
UNVANI |
: |
|
BU BÖLÜMDE; |
|
|
ÇALIŞMAYA BAŞLADIĞI TARİH |
: |
|
ÇALIŞMA SÜRESİ |
: |
Bu belge, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 28. maddesi gereğince hazırlanmış, yukarıda adı soyadı belirtilen ……………………………. verilmiştir. … /… /2006
İşveren/İşveren Vekili
İşyeri Kaşesi/İmza
Yukarıdaki bilgiler doğrudur. Söz konusu belgenin bir nüshasını aldım. .../.../ 2006
İşçi /imza
* Dr., İş Müfettişi
(1) Madde onamaya bir istisna getirmişti. Şöyle ki, genel ve katma bütçeli dairelerle mahalli idarelerden veya Kamu İktisadi Teşebbüslerinden yahut özel kanuna veya özel kanunla verilmiş yetkiye dayanılarak kurulan banka ve kuruluşlardan veya bunlara bağlı işyerlerinden yahut kamu yararına yardımcı derneklere bağlı işyerlerinden çıkan işçinin aldığı belgeler hakkında yukarıdaki onama hükmünün uygulanmayacağı belirtilmişti (1475/20. md.).
(2) Madde, muhtar veya mülki amir tarafından yapılacak inceleme için bir süre tahdidi koymuştu. Buna göre, muhtar veya mülki amir tarafından yapılacak incelemenin bir haftada bitirileceği ve gerekli belgenin muhtar veya mülki amirlikçe verileceği belirtilmişti (1475/20. md.).
(3) Deneme süresine bağlı tutulan işçiler için bu onbeş günlük sürenin, deneme süresinin bitiminden sonra başlayacağı hükme bağlanmıştı (1475/21. md.).
(4) İş ve İşçi Bulma Kurumu daha sonra yeniden yapılandırılarak Türkiye İş Kurumu ismini almıştır.
(5) Söz konusu İşçi Çalışma ve Kimlik Karnesi Tüzüğü, 14.05.1973 tarih ve 14544 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
(6) Yazının sonuna, özelikle uygulamada çıkabilecek sıkıntılar da dikkate alınarak, bir çalışma belgesi örneği eklenmiştir.
(7) Muzaffer KOÇ, “4857 Sayılı İş Kanunu’nun Kapsamı ve İstisnalar”, Vergici ve Muhasebeciyle Diyalog, Sayı: 199, Kasım 2004, s. 168-176
(8) Kenan TUNÇOMAĞ, İş Hukukunun Esasları, Beta Basım, İstanbul, 1989, s. 50